Penaltı asist olur mu ?

Hasan

New member
Penaltı asist olur mu? Basit görünen bir istatistiğin arkasındaki sosyal mesele

Futbolda bazen tek bir kelime, maçın bütün hikâyesini değiştirebiliyor: “Asist.” Bir oyuncu penaltıyı kazandırıyor, başka bir oyuncu topun başına geçiyor, kaleci çaresiz kalıyor ve gol geliyor. Peki bu durumda penaltıyı kazandıran oyuncunun hanesine neden her zaman asist yazılmıyor? Daha da önemlisi, neden futbol istatistiklerini konuşurken yalnızca “kim gol attı, kim asist yaptı?” sorularına odaklanıyoruz?

İlk bakışta bu konu tamamen teknik görünüyor. Fakat futbol yalnızca 90 dakika boyunca oynanan bir oyun değil; aynı zamanda toplumsal değerlerin, ekonomik imkânların, cinsiyet rollerinin, sınıfsal farklılıkların ve ırksal eşitsizliklerin yeniden üretilebildiği büyük bir sosyal alan. Dolayısıyla “penaltı asist olur mu?” sorusu bile, performansı nasıl tanımladığımız ve kimin emeğini görünür kabul ettiğimiz üzerine düşünmek için ilginç bir kapı açıyor.

Önce teknik cevabı netleştirelim: Futbolda “asist” kavramı oyun kurallarında gol gibi resmî bir oyun sonucu olarak tanımlanmaz; farklı istatistik sağlayıcıları kendi kriterlerini kullanır. Örneğin Opta’nın standart tanımında, penaltı doğrudan kullanılıp gol olduğunda klasik asist verilmez. Ancak penaltıyı kazandıran oyuncu bazı veri sistemlerinde “penalty won” veya “fantasy assist” gibi ayrı kategorilerde değerlendirilebilir. Penaltıyı kullanan oyuncu topu takım arkadaşına paslayıp o oyuncunun gol atmasını sağlarsa ise durum farklıdır. Stats Perform+1

Penaltı asistinin teknik tarafı: Neden herkes aynı şeyi söylemiyor?

IFAB'ın oyun kurallarına göre penaltı, belirli ihlaller sonucunda verilen bir vuruştur ve penaltıyı kullanan oyuncu topa vurduktan sonra top başka bir oyuncuya dokunmadan yeniden topa dokunamaz. Kural kitabı “asist” istatistiğinin nasıl tutulacağını belirlemez. Bu nedenle asist, büyük ölçüde veri sağlayıcılarının oluşturduğu bir istatistiksel sınıflandırmadır. IFAB

Opta'nın yaklaşımı burada oldukça açıklayıcıdır. Standart “goal assist”, golü atan takım arkadaşına giden son dokunuş olarak tanımlanır. Doğrudan kullanılan penaltılarda klasik asist verilmez. Buna karşılık penaltıyı kazanan futbolcu, başka bir oyuncunun kullandığı ve gole dönüşen penaltı nedeniyle bazı sistemlerde “fantasy assist” kategorisinde değerlendirilebilir. Stats Perform+1

Dolayısıyla “Penaltıyı kazandıran oyuncu asist yapmış sayılır mı?” sorusunun tek ve evrensel bir cevabı yoktur.

Klasik istatistik açısından: Genellikle hayır.

Bazı alternatif/fantazi istatistik sistemlerinde: Evet, penaltıyı kazandıran oyuncuya özel bir asist türü verilebilir.

Bu ayrım önemsizmiş gibi görülebilir. Fakat aslında istatistiklerin yalnızca gerçekliği kaydetmediğini, aynı zamanda gerçekliği nasıl yorumladığımızı da belirlediğini gösteriyor.

“Asist” neden sadece son dokunuş üzerinden düşünülüyor?

Futbolda yıldızlık kültürü büyük ölçüde sayılar üzerinden kuruluyor. Gol atan oyuncu öne çıkarılıyor, asist yapan oyuncu biraz daha geride ama yine de görünür oluyor. Fakat pozisyonun oluşmasına katkıda bulunan, rakibin savunmasını bozan, faulü alan, pres yapan veya topu takım arkadaşına kazandıran oyuncuların katkısı her zaman aynı ölçüde görünür değil.

Penaltı bunun çok belirgin bir örneği.

Bir futbolcu rakibin ceza sahasına giriyor, iki savunmacının arasından geçiyor, rakip oyuncu müdahale ediyor ve penaltı kararı çıkıyor. Sonrasında başka bir futbolcu penaltıyı gole çeviriyor. Skor tabelasında golü atan oyuncunun adı görünür. Klasik asist hanesinde ise ilk oyuncunun adı bulunmayabilir.

Burada “ilk oyuncu aslında golü hazırlamadı mı?” sorusu ortaya çıkıyor.

İstatistik açısından verilen cevap “standart asist tanımına göre hayır” olabilir. Sosyolojik açıdan ise daha farklı bir soru sorabiliriz: Bir performansın değerini yalnızca ölçülebilen son dokunuş üzerinden belirlemek ne kadar adil?

Spor sosyolojisi uzun süredir futbolun sınıf, toplumsal cinsiyet ve ırk gibi toplumsal yapılarla ilişkisini inceliyor. Washington ve Karen'ın spor sosyolojisi üzerine kapsamlı değerlendirmesi de sporun toplumsal tabakalaşma, sınıf, toplumsal cinsiyet ve ırkla bağlantılı olduğunu vurguluyor. Annual Reviews

Toplumsal cinsiyet: Kadın futbolunda “görünmeyen emek” meselesi

Bu noktada kadın futboluna bakmak özellikle anlamlı.

Kadın futbolcuların karşılaştığı sorunlar yalnızca saha içindeki performansla açıklanamıyor. Türkiye'de kadın futbolcularla yapılan nitel bir araştırmada, toplumsal ve kültürel engellerin yanı sıra ekonomik kısıtların ve kurumsal koşulların oyuncuların futbol kariyerlerini etkilediği ortaya kondu. Araştırmada kadın futbolcuların futbolu sevmesine rağmen çevresel ve sosyal koşullar nedeniyle çeşitli maliyetlerle karşılaştıkları görüldü. Marmara Open Access+1

Daha yeni bir Türkiye araştırması da kadın futbolcuların deneyimlerinin bireysel motivasyon kadar çevresel destek ve yapısal eşitsizlikler tarafından şekillendiğini gösteriyor. Katılımcılar ekonomik engeller, medya görünürlüğünün düşüklüğü, yetersiz tesisler, kadın antrenör sayısının azlığı ve sınırlı profesyonel fırsatlara dikkat çekmiş. Frontiers+1

Bu veriler “kadınlar futbolu daha farklı oynar” gibi basit ve genelleyici bir sonuca götürmemeli. Tam tersine, asıl soru şu olmalı:

Aynı performansı gösterebilmek için herkes aynı sosyal ve ekonomik koşullara sahip mi?

Bir genç kızın futbol oynaması için ailesinden izin alması, ulaşım problemi yaşaması veya okul ile spor arasında seçim yapmak zorunda kalması mümkündür. Başka bir genç kadın ise aynı yeteneğe sahip olmasına rağmen profesyonel bir kulübe ulaşamayabilir. Bir başkası ise ekonomik sebeplerle futbolu bırakmak zorunda kalabilir.

Dolayısıyla saha içindeki “asist” sayısını yorumlarken saha dışındaki görünmeyen emeği de düşünmek gerekir.

Kadınların deneyimlerini ele alırken burada tek tip bir “kadın deneyimi” varmış gibi davranmamak da önemlidir. Araştırmalar kadın futbolunda toplumsal cinsiyetin sınıf ve ırkla kesiştiğini gösteriyor. Brezilya üzerine yapılan bir çalışma, kadınların futbola katılımında sınıf ve ırkın önemli bir rol oynadığını ve kadın futbolcuların önemli bölümünün daha düşük sınıfsal konumlardan ve siyah topluluklardan geldiğini ortaya koyuyor. SciELO+1

Irk ve sınıf: Herkes futbola aynı yerden başlamıyor

Futbol çoğu zaman “herkesin eşit olduğu” bir alan gibi anlatılır. Sahaya çıkan 22 kişinin aynı kurallara tabi olması, toplumsal eşitlik olduğu anlamına gelmez.
 
Üst