Allah'ın her topluma bir peygamber göndermiş olmasının sebepleri nelerdir ?

Umran

Global Mod
Global Mod
Allah’ın Her Topluma Bir Peygamber Göndermiş Olmasının Sebepleri: Sıradan Bir Konu Ama Koca Bir Komedi!

Merhaba sevgili forumdaşlar! Bugün belki de hiç aklınıza gelmeyen bir konuyu ele alacağız: "Allah neden her topluma bir peygamber göndermiş?" İşin garibi, bu soruya hep ciddi ciddi, ağır ağır, derin derin bakarız ama ben de size farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Hani bazen deriz ya "Ya bu işler neden böyle, hiç mantıklı değil!", işte biz de bu soruya, biraz mizahi biraz da stratejik bir bakış açısıyla yaklaşacağız. Hazırsanız başlıyoruz, hem de "serious mode"da değil, gülerken düşündürecek bir şekilde!

Peygamber Göndermek: Allah’ın O "Takılmayın, Ben Buradayım" Stratejisi!

Bunu çok düşündüm, neden her topluma bir peygamber göndermek gereği duyulmuş? Bence Allah, toplulukların sosyal medya hesaplarını yönetiyor gibi düşünmüş ve "Her topluma bir influencer lazım!" demiş. Zira insanlık bir şeylere hep "neden" diyerek başlamaz mı? "Ama neden?", "Neden ben?", "Neden bizim toplumumuzda peygamber yok?" İşte, bu gibi soruları, düşünce bulutlarını dağıtacak şekilde her toplumun önüne bir peygamber koymuş. Düşünsene, her biri kendi dilinden, kendi kültüründen bir rehber, "takılmayın, işte doğru yol" diyen biri!

Peki, bu çok mu gereksiz? Tabii ki hayır! Her kültürün kendine özgü ihtiyaçları var, bu yüzden Allah da her toplum için "bize özel bir rehber" göndermiş. Kimi toplumda empatik, ilişkisel bir lider gerekmiş (merhaba kadınlar, işte tam sizlik bir durum!), kimisinde ise daha stratejik, çözüm odaklı biri lazımmış (bunu da merak etmeyin, erkekler hep anlayacaktır!).

Erkeklerin “Çözüm Odaklı” Yaklaşımı ve Peygamberler!

Erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik yaklaşımlarına dikkat ettiniz mi? Bu özellikleri, özellikle tarih boyunca peygamberlerin iletişim tarzlarında görmek mümkün. Yani, erkekler deyince akla hemen "hadi şunu çözelim" gibi pratik düşünceler gelir, değil mi? Peygamberlerin mesajları da tam olarak böyle: "Bunu çözmek için önce şunu yap, sonra bunu yap, sonra da şunları unutma!"

Bir bakıma, peygamberlerin öğretileri, toplumu düzene sokan birer strateji rehberi gibidir. Hangi yolu izlersen doğruya varırsın, hangi yolu izlersen kaybolursun. Kadınlar bu tür şeylere çok takılmayabilir belki ama erkekler işte, hayatta kalmanın ve düzeni sağlamanın peşindedirler! Mesela, Hz. Muhammed (s.a.v) de hem stratejik hem de düzeni sağlayıcı bir liderdi. "Şunu yap, bunu yapma!" şeklindeki öğretileri, birçok toplumu daha düzene koymuş ve insanları sağlıklı bir yolda ilerlemeye teşvik etmiştir.

Kadınların "Empatik" ve "İlişki Odaklı" Yaklaşımı: Peygamberlerin İnsan Yönü

Şimdi gelelim kadınların biraz daha içsel, ilişki odaklı bakış açısına. Peygamberlerin gönderilişinin bir diğer önemli nedeni de, toplumlardaki bireylerin birbirleriyle sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlamaktır. Kadınlar, bir ortamda güven, empati, anlayış ve destek arar; aynı şekilde peygamberlerin mesajları da aslında daha çok duygusal bağ kurmaya yöneliktir. Kadınlar, insanları birbirine yakınlaştırmak, acıyı anlamak ve bu acıyı iyileştirmek konusunda zaten mükemmeldirler. Ve işte burada, peygamberler de aynı empatiyi toplumlarına aşılamaya çalışmıştır.

Kadınların bu yaklaşımı, aslında her peygamberin özüdür. Mesela, Hz. İsa (a.s) insanları affetme, sevgi ve anlayışa davet etmiştir. Kadınların genellikle çözüm odaklı değil de duygusal zekâyı öne çıkaran bakış açılarıyla, peygamberlerin bu yönü daha da belirginleşmiştir. Çünkü her bireyin iç dünyasına dokunabilen, onları anlamaya çalışan bir lider ihtiyacı vardı. Peygamberler, "Seninle aynı duyguyu paylaşıyorum, üzülme" demek için gelmişlerdir.

Toplumların İhtiyaçlarına Göre Peygamber Seçimi: "Bir İşte Yokuş Var, Hadi Durma!"

Herkesin her zaman çözüm odaklı, ilişkisel ya da empatik yaklaşımlara ihtiyacı olmayabilir. Toplumlar değişir, ihtiyaçlar farklılaşır. Bu yüzden Allah, peygamberleri topluma göre seçmiştir. Hani "Bir işte yokuş var, hadi durma!" diye bir laf vardır ya, işte her peygamberin toplumunu motive etme biçimi de buna benzer. Kimisi, yokuşu tırmanmak için çok azimli, çok pratik biri ister; kimisi ise o yokuşu, güvenli, sıcak bir ortamda geçmeyi bekler.

Düşünsenize, Hz. Musa (a.s) Mısır'dan halkını çıkarırken nasıl bir azimle onlara rehberlik etmişti! Tam bir stratejist ve liderdi. Ama aynı zamanda toplumunun moralini bozmamaya da dikkat etmiştir. Bir bakıma, bir toplumun bu iki ihtiyacı - bir yandan çözüm, diğer yandan duygusal destek - birbirini tamamlar. İşte bu sebeple her peygamber, kendi toplumunun özüne hitap eden bir liderdi.

Sohbete Katılın, Ne Düşünüyorsunuz?

Bu kadar derin düşüncelere daldıkça insan, biraz da kafa dağıtmak istiyor, değil mi? Hadi bakalım, forumda biraz eğlenelim! Peygamberlerin her topluma gönderilmesinin sebepleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Şimdi sizce, peygamberlerin hepsi çözüm odaklı mıydı, yoksa duygusal zekâları mı ön planda? Belki de her bir peygamber bir tür 'insan psikologu' oluyordu, kim bilir! Yorumlarınızı bekliyorum, kimseyi şaşırtmayın, birbirinden ilginç fikirler duymak için sabırsızlanıyorum!

Ha bir de, "Peygamber olsaydınız ne yapardınız?" sorusuna herkes cevap versin, bakalım hangi forumdaşımız daha yaratıcı çözümler öneriyor?
 
Üst