Umut
New member
Hakim Bakış Açısı Kaçıncı Ağızdan Anlatılır?
Edebiyat ve yazı türlerinde bakış açıları, hikayenin anlatımını doğrudan etkileyen önemli unsurlardır. Yazarlar, bir olayın nasıl anlatılacağına karar verirken farklı bakış açılarını kullanarak anlatım biçimlerini çeşitlendirebilir. Bu bağlamda, "hakim bakış açısı" (veya "omniscient point of view") önemli bir konudur. Peki, hakim bakış açısı kaçıncı ağızdan anlatılır ve bu bakış açısının diğer bakış açılarıyla arasındaki farklar nelerdir? Bu yazıda, hakim bakış açısını, nasıl çalıştığını ve edebi eserlerde nasıl kullanıldığını derinlemesine inceleyeceğiz.
Hakim Bakış Açısı Nedir?
Hakim bakış açısı, anlatıcıya olayları dışarıdan gözlemleme ve karakterlerin iç düşüncelerini, duygularını ve geçmişlerini özgürce anlatabilme yeteneği tanır. Bu bakış açısında anlatıcı, yalnızca bir karakterin gözünden bakmakla kalmaz, aynı zamanda hikayenin tüm karakterlerinin iç dünyalarını da bilir. Anlatıcı, okura karakterlerin düşüncelerine, hislerine ve hatta gelecekteki eylemlerine dair bilgi verebilir.
Bir başka deyişle, hakim bakış açısında anlatıcı, tüm olayları ve karakterleri kapsayan bir gözleme sahiptir. Bu, tüm karakterlerin geçmişi, hisleri, düşünceleri ve yaşadıkları gibi bilgileri anlatıcıya sağlar. Bu yüzden "her şeyi bilen anlatıcı" olarak da bilinir.
Hakim Bakış Açısı Hangi Ağızdan Anlatılır?
Hakim bakış açısı genellikle üçüncü tekil şahıs (he/she/it) ağzından anlatılır. Yani, anlatıcı, olayları "o", "şu", "onlar" gibi zamirlerle aktarır ve karakterlere dışarıdan bakar. Bu bakış açısında anlatıcı, karakterlerin duygu ve düşüncelerine dair derinlemesine bilgi verir, fakat hikaye içinde karakterlerden biri olarak yer almaz.
Örneğin, bir karakterin düşüncelerine hakim bakış açısı ile ulaşılabilir. Şu şekilde bir örnek verebiliriz:
> “Ahmet, o günün zor geçeceğini düşündü. Ama aynı zamanda, yaptığı işin sonunda büyük bir ödül alacağına da inanıyordu. O yüzden gülümsedi ve adımlarını hızlandırdı. Şu an bilmediği bir şey vardı; ilerleyen saatlerde her şeyin değişeceği…"
Burada anlatıcı, Ahmet’in iç dünyasını, düşüncelerini ve geleceği hakkında bilgi veriyor. Bu, yalnızca bir kişinin bakış açısı değil, tüm olayların tamamına hakim olma gücüne sahip bir anlatıcıdır.
Hakim Bakış Açısının Özellikleri
1. Her Şeyi Bilen Anlatıcı: Hakim bakış açısının en belirgin özelliği, anlatıcının tüm olayları, karakterleri ve hatta gelecekteki gelişmeleri bilmesidir. Anlatıcı, bir karakterin ne hissettiğini ve düşündüğünü dışarıdan gözlemleyebilir, hatta tüm karakterlerin geçmişine ve gizli bilgilerine hakimdir.
2. Birden Fazla Karakterin Düşüncelerine Erişim: Hakim bakış açısında, yazar birden fazla karakterin düşüncelerine ve duygularına aynı anda girebilir. Bu, okuyucuya karakterlerin bakış açıları arasında geçiş yapma fırsatı verir. Her bir karakterin iç dünyası, aynı anda okura aktarılabilir.
3. Zaman ve Mekân Bilgisi: Hakim bakış açısı, sadece karakterlerin iç dünyası ile sınırlı değildir. Anlatıcı, zaman ve mekân konusunda da tam bir bilgiye sahiptir. Hangi olayın ne zaman ve nerede geçtiği konusunda bilgi verirken, karakterlerin dışındaki detayları da aktarma özgürlüğüne sahiptir.
4. Tarafsızlık ve Nesnellik: Hakim bakış açısı genellikle daha objektif bir bakış açısı sunar. Anlatıcı, olaylara ve karakterlere karşı duygusal bir yaklaşım sergilemez; olayları ve kişileri nesnel bir biçimde anlatır.
Hakim Bakış Açısı ile Diğer Bakış Açıları Arasındaki Farklar
Edebiyat eserlerinde genellikle farklı bakış açıları kullanılır ve her bir bakış açısının kendine özgü avantajları ve sınırlamaları vardır. Hakim bakış açısını daha iyi anlayabilmek için diğer bazı yaygın bakış açılarıyla karşılaştıralım:
1. Birinci Tekil Şahıs (I, Ben) Bakış Açısı
Birinci tekil şahıs bakış açısında, anlatıcı bir karakterin gözünden hikayeyi anlatır. Burada anlatıcı, kendi düşüncelerini ve duygularını aktarırken, diğer karakterlerin iç dünyasına dair bilgi veremez. Örneğin, "Ben korkuyordum" şeklinde bir ifade kullanılır. Bu bakış açısında, anlatıcı sadece kendisinin düşündüklerine ve hislerine sahiptir.
2. İkinci Tekil Şahıs (Sen) Bakış Açısı
İkinci tekil şahıs bakış açısı, "sen" zamiriyle anlatılır ve genellikle okuyucuya doğrudan hitap edilir. Bu bakış açısı, hikayeyi okuyucuya kişisel bir deneyim olarak sunmayı amaçlar, ancak çok yaygın kullanılan bir bakış açısı değildir.
3. Üçüncü Tekil Şahıs (O, Şu) Bakış Açısı
Üçüncü tekil şahıs bakış açısı, anlatıcının dışarıdan karakterleri gözlemlediği bir bakış açısıdır. Bu bakış açısı, sınırlı (yalnızca bir karakterin bakış açısı ile sınırlı) ya da tam (yani hakim bakış açısı) olabilir. Üçüncü tekil şahıs bakış açısında, anlatıcı bir ya da birden fazla karakterin iç dünyasına girebilir.
4. Sınırlı Üçüncü Tekil Şahıs Bakış Açısı
Sınırlı üçüncü tekil şahıs bakış açısı, hakim bakış açısından farklıdır. Bu bakış açısında, anlatıcı sadece bir karakterin düşüncelerine ve duygularına hakimdir. Olayları dışarıdan gözlemleyen bir anlatıcı vardır, ancak yalnızca bir karakterin iç dünyasına dair bilgi verebilir.
Hakim Bakış Açısının Edebiyat Dünyasındaki Kullanımı
Hakim bakış açısı, özellikle klasik romanlarda sıkça kullanılır. Bu bakış açısı, yazarın tüm karakterlerin ve olayların üzerinde tam bir kontrol sahibi olmasına olanak tanır. Büyük romanların çoğunda, anlatıcı her şeyi bilir ve okura karakterlerin düşüncelerini, geçmişlerini ve gelecekteki gelişmeleri aktarır. Örneğin, Leo Tolstoy'un "Savaş ve Barış" adlı eserinde hakim bakış açısı yoğun bir şekilde kullanılmıştır.
Yazar, her karakterin iç dünyasına girebilir ve okuyucuya farklı perspektiflerden bakma imkânı sunar. Aynı zamanda, yazar, olayları birden fazla bakış açısından sunarak daha kapsamlı bir anlatı oluşturabilir.
Sonuç
Sonuç olarak, hakim bakış açısı, anlatıcının tüm karakterlerin düşüncelerine, duygularına ve geçmişine hâkim olduğu, her şeyi bilen bir bakış açısıdır. Bu bakış açısı genellikle üçüncü tekil şahıs (he/she/it) ağızından anlatılır. Hakim bakış açısı, birden fazla karakterin iç dünyasına girebilme yeteneği ve olayları geniş bir perspektiften sunabilme avantajı sunar. Ancak, diğer bakış açılarıyla kıyaslandığında daha nesnel ve tarafsız bir anlatım sağlar. Edebiyat eserlerinde hakim bakış açısının kullanılması, yazarın çok yönlü bir anlatım yaratmasına olanak tanır ve okura geniş bir perspektif sunar.
Edebiyat ve yazı türlerinde bakış açıları, hikayenin anlatımını doğrudan etkileyen önemli unsurlardır. Yazarlar, bir olayın nasıl anlatılacağına karar verirken farklı bakış açılarını kullanarak anlatım biçimlerini çeşitlendirebilir. Bu bağlamda, "hakim bakış açısı" (veya "omniscient point of view") önemli bir konudur. Peki, hakim bakış açısı kaçıncı ağızdan anlatılır ve bu bakış açısının diğer bakış açılarıyla arasındaki farklar nelerdir? Bu yazıda, hakim bakış açısını, nasıl çalıştığını ve edebi eserlerde nasıl kullanıldığını derinlemesine inceleyeceğiz.
Hakim Bakış Açısı Nedir?
Hakim bakış açısı, anlatıcıya olayları dışarıdan gözlemleme ve karakterlerin iç düşüncelerini, duygularını ve geçmişlerini özgürce anlatabilme yeteneği tanır. Bu bakış açısında anlatıcı, yalnızca bir karakterin gözünden bakmakla kalmaz, aynı zamanda hikayenin tüm karakterlerinin iç dünyalarını da bilir. Anlatıcı, okura karakterlerin düşüncelerine, hislerine ve hatta gelecekteki eylemlerine dair bilgi verebilir.
Bir başka deyişle, hakim bakış açısında anlatıcı, tüm olayları ve karakterleri kapsayan bir gözleme sahiptir. Bu, tüm karakterlerin geçmişi, hisleri, düşünceleri ve yaşadıkları gibi bilgileri anlatıcıya sağlar. Bu yüzden "her şeyi bilen anlatıcı" olarak da bilinir.
Hakim Bakış Açısı Hangi Ağızdan Anlatılır?
Hakim bakış açısı genellikle üçüncü tekil şahıs (he/she/it) ağzından anlatılır. Yani, anlatıcı, olayları "o", "şu", "onlar" gibi zamirlerle aktarır ve karakterlere dışarıdan bakar. Bu bakış açısında anlatıcı, karakterlerin duygu ve düşüncelerine dair derinlemesine bilgi verir, fakat hikaye içinde karakterlerden biri olarak yer almaz.
Örneğin, bir karakterin düşüncelerine hakim bakış açısı ile ulaşılabilir. Şu şekilde bir örnek verebiliriz:
> “Ahmet, o günün zor geçeceğini düşündü. Ama aynı zamanda, yaptığı işin sonunda büyük bir ödül alacağına da inanıyordu. O yüzden gülümsedi ve adımlarını hızlandırdı. Şu an bilmediği bir şey vardı; ilerleyen saatlerde her şeyin değişeceği…"
Burada anlatıcı, Ahmet’in iç dünyasını, düşüncelerini ve geleceği hakkında bilgi veriyor. Bu, yalnızca bir kişinin bakış açısı değil, tüm olayların tamamına hakim olma gücüne sahip bir anlatıcıdır.
Hakim Bakış Açısının Özellikleri
1. Her Şeyi Bilen Anlatıcı: Hakim bakış açısının en belirgin özelliği, anlatıcının tüm olayları, karakterleri ve hatta gelecekteki gelişmeleri bilmesidir. Anlatıcı, bir karakterin ne hissettiğini ve düşündüğünü dışarıdan gözlemleyebilir, hatta tüm karakterlerin geçmişine ve gizli bilgilerine hakimdir.
2. Birden Fazla Karakterin Düşüncelerine Erişim: Hakim bakış açısında, yazar birden fazla karakterin düşüncelerine ve duygularına aynı anda girebilir. Bu, okuyucuya karakterlerin bakış açıları arasında geçiş yapma fırsatı verir. Her bir karakterin iç dünyası, aynı anda okura aktarılabilir.
3. Zaman ve Mekân Bilgisi: Hakim bakış açısı, sadece karakterlerin iç dünyası ile sınırlı değildir. Anlatıcı, zaman ve mekân konusunda da tam bir bilgiye sahiptir. Hangi olayın ne zaman ve nerede geçtiği konusunda bilgi verirken, karakterlerin dışındaki detayları da aktarma özgürlüğüne sahiptir.
4. Tarafsızlık ve Nesnellik: Hakim bakış açısı genellikle daha objektif bir bakış açısı sunar. Anlatıcı, olaylara ve karakterlere karşı duygusal bir yaklaşım sergilemez; olayları ve kişileri nesnel bir biçimde anlatır.
Hakim Bakış Açısı ile Diğer Bakış Açıları Arasındaki Farklar
Edebiyat eserlerinde genellikle farklı bakış açıları kullanılır ve her bir bakış açısının kendine özgü avantajları ve sınırlamaları vardır. Hakim bakış açısını daha iyi anlayabilmek için diğer bazı yaygın bakış açılarıyla karşılaştıralım:
1. Birinci Tekil Şahıs (I, Ben) Bakış Açısı
Birinci tekil şahıs bakış açısında, anlatıcı bir karakterin gözünden hikayeyi anlatır. Burada anlatıcı, kendi düşüncelerini ve duygularını aktarırken, diğer karakterlerin iç dünyasına dair bilgi veremez. Örneğin, "Ben korkuyordum" şeklinde bir ifade kullanılır. Bu bakış açısında, anlatıcı sadece kendisinin düşündüklerine ve hislerine sahiptir.
2. İkinci Tekil Şahıs (Sen) Bakış Açısı
İkinci tekil şahıs bakış açısı, "sen" zamiriyle anlatılır ve genellikle okuyucuya doğrudan hitap edilir. Bu bakış açısı, hikayeyi okuyucuya kişisel bir deneyim olarak sunmayı amaçlar, ancak çok yaygın kullanılan bir bakış açısı değildir.
3. Üçüncü Tekil Şahıs (O, Şu) Bakış Açısı
Üçüncü tekil şahıs bakış açısı, anlatıcının dışarıdan karakterleri gözlemlediği bir bakış açısıdır. Bu bakış açısı, sınırlı (yalnızca bir karakterin bakış açısı ile sınırlı) ya da tam (yani hakim bakış açısı) olabilir. Üçüncü tekil şahıs bakış açısında, anlatıcı bir ya da birden fazla karakterin iç dünyasına girebilir.
4. Sınırlı Üçüncü Tekil Şahıs Bakış Açısı
Sınırlı üçüncü tekil şahıs bakış açısı, hakim bakış açısından farklıdır. Bu bakış açısında, anlatıcı sadece bir karakterin düşüncelerine ve duygularına hakimdir. Olayları dışarıdan gözlemleyen bir anlatıcı vardır, ancak yalnızca bir karakterin iç dünyasına dair bilgi verebilir.
Hakim Bakış Açısının Edebiyat Dünyasındaki Kullanımı
Hakim bakış açısı, özellikle klasik romanlarda sıkça kullanılır. Bu bakış açısı, yazarın tüm karakterlerin ve olayların üzerinde tam bir kontrol sahibi olmasına olanak tanır. Büyük romanların çoğunda, anlatıcı her şeyi bilir ve okura karakterlerin düşüncelerini, geçmişlerini ve gelecekteki gelişmeleri aktarır. Örneğin, Leo Tolstoy'un "Savaş ve Barış" adlı eserinde hakim bakış açısı yoğun bir şekilde kullanılmıştır.
Yazar, her karakterin iç dünyasına girebilir ve okuyucuya farklı perspektiflerden bakma imkânı sunar. Aynı zamanda, yazar, olayları birden fazla bakış açısından sunarak daha kapsamlı bir anlatı oluşturabilir.
Sonuç
Sonuç olarak, hakim bakış açısı, anlatıcının tüm karakterlerin düşüncelerine, duygularına ve geçmişine hâkim olduğu, her şeyi bilen bir bakış açısıdır. Bu bakış açısı genellikle üçüncü tekil şahıs (he/she/it) ağızından anlatılır. Hakim bakış açısı, birden fazla karakterin iç dünyasına girebilme yeteneği ve olayları geniş bir perspektiften sunabilme avantajı sunar. Ancak, diğer bakış açılarıyla kıyaslandığında daha nesnel ve tarafsız bir anlatım sağlar. Edebiyat eserlerinde hakim bakış açısının kullanılması, yazarın çok yönlü bir anlatım yaratmasına olanak tanır ve okura geniş bir perspektif sunar.